Endüstri 4.0’ın Satır Aralarını Okumak ve Dijital Dönüşüm

2019 yılı sonu itibarı ile tüm dünyayı etkisine almış ve 10 Milyonun üzerinde vaka sayısına ulaşmış olan yeni tip Covid-19 virüsü tüm dünyada; ekonomik, sosyal ve kültürel anlamlarda ciddi etkileri olmuş ve beraberinde büyük bir değişimi getirmiştir. Salgından korunabilmek ve yayılmasını engellemek için aldığımız önlemler nedeniyle; iş yapma yöntemlerimiz, ürettiğimiz hizmet veya mallarımızın ekonomik karşılıkları değişmiştir. Değer karşılıklarımız, risk algımız, önceliklerimizin değişikliğinin doğal sonucu da yöntemlerimizin değişmesiydi ve beklenildiği gibi yöntemlerimizi de değiştirmek zorunda kaldık. Bu değişim isteğimiz dışında veya planlı olarak da olsa bir şekilde oldu.

Bu gelinen noktadan, yaşanan süreci yorumlamamız gerekirse, insanı koruyabilmek için insan kaynağının verimsiz işlerden çıkarılarak otomasyon ve uzaktan çalışma ile, verimli olan işlere doğru yönlendirilmesi, geri dönüşümü olmayan zamanın doğru kullanılabilmesi için kurulan karar destek sistemlerinin uluslararası salgın sürecinde kurtarıcı olduğunu söyleyebiliriz.

Diğer yandan Endüstri 4.0 devrimini bu bakış açısı ile tanımlamak gerekirse, insanın tekrar eden ve verimli olmayan işlemlerinin, sensörler, ölçüm vb. cihazların yardımı ile birbirlerine bağlı makineler tarafından otomasyon sistemleri içinde yapılması olarak ifade edebiliriz.

Peki, bu devrimin net olarak uygulanması için ister dış etkenler, ister iç dinamiklerin hareketlendirdiği rahatsızlıkların oluşması ile şirketler/kurumlar çalışanları ve/veya yöneticileri ile birlikte iş yapış biçimlerini gözden geçirmek isterler. Aslında iş süreçlerinin gözden geçirilmesinden işaret etmek istediğim, kullanılan tüm kaynakların, belirli bir zaman aralığında peşi sıra yaptıkları faaliyetler ile elde edilmesi hedeflenen çıktılara ulaşım oranlarının ölçülmesidir. Örneklemem gerekirse basit bir havuz veya işçi problemi gibidir. Bir musluk bir havuzu şu kadar sürede, şu kadar m3/sn. su debisi ile doldururken, başka bir deşarj musluğu da şu sürede boşaltma işlemi yapabilmekte ise…. İş; aslında en sade anlamı ile problemi bu şekilde incelenebilecek veya indirgenebilecek hale getirerek optimum üretim, marjinal faydayı elde edecek insan, makine, ekipman vb. kaynakları kullanmanın belirlenmesidir.

Yapılacak işlerin otomasyon ihtiyacı, yapay zeka ile önceki dönemlerde oluşan milyarlarca işlem verisine bakarak insanın verdiği kararları verebilecek sistemlerin tespiti, kullanılması gereken insan gücü kaynağını en uygun düzeye indirgememize ve değer üreten noktalara kaydırmamıza izin verebilecektir.

Diğer yandan değişen şartlar ile şirketlerin hissettikleri rahatsızlıkları ortadan kaldırmak, her zaman yönetimlerin masalarının üzerindeki ana gündem konularından birisidir. Bunu sağlayabilmek ve hayatta kalabilmek için en önemli özellik ise sürekli değişim ve gelişime açık olmak olacaktır. Bu değişiklikleri öngörerek, pro-aktif olabilmek için; süreçlerin faaliyet olan her seviyede ürettikleri veya ihtiyaç duydukları girdi veya çıktılarının belirlenmesi, tedarik veya pazara ve müşterisine ulaştırma zincirinin kırılmadan ve hata üretebilecek noktaları kontrol altına alınması gerekmektedir. Başarı kriterleri de bu noktalarda süreç faaliyetlerine bağlanarak beklenen verimin elde edilip edilemediği gözlemlenebilecek ve erken müdahaleler ile büyük problemler oluşmadan önlenmesi sağlanabilecektir.

Süreçleri otomasyona sokmak, insan bağımlılığından kurtarmak genel olarak endüstri devrimi olmak ile birlikte, aslında sadece dijitalleşme olarak kalmamalıdır. Endüstri 4.0 yolculuğunda şirketlerin ve kurumların gözden kaçırmaması gereken önemli noktalardan biri, dijitalleşirken dönüşerek bu işi yapabilmektir. Dönüşüm otomasyona, otomasyonda dijitalleşmeye yol açmalıdır.